top of page

Akşam Giydiğim Elbise Her Şeyi Değiştirdi - Soft Sex hikaye

Akşam Giydiğim Elbise Her Şeyi Değiştirdi - Soft Sex hikaye

Elbiseyi Giyerken Hiçbir Şey Planlı Değildi

Elbiseyi dolaptan çıkarırken aklımdan geçen tek şey, “sıradan bir akşam” olacağıydı. Ne bir mesaj bekliyordum ne de bir bakışın yönünü değiştireceğini. Kumaşı parmaklarımın arasında tutarken bile bunun bir karar olmadığını biliyordum. Sadece o gün, o an, elim ona gitmişti.

Üzerime geçirdiğimde hissettiğim şey cesaret değildi. Daha çok, alışık olmadığım bir farkındalıktı. Elbise beni başka biri yapmıyordu ama benden saklanan bir tarafı görünür hâle getiriyordu. Aynaya bakmadan önce bile bunun sonuçları olabileceğini hissetmiştim. Yine de çıkarmadım.

Planlı değildi çünkü hesaplanmamıştı. Kimseyi etkilemek için seçilmemişti. Ama bazı şeyler tam da bu yüzden güçlü olur. Ne olacağını bilmeden giyilen bir elbise, bazen bütün geceyi şekillendirir.

Akşam Giydiğim Elbise Her Şeyi Değiştirdi - Soft Sex hikaye

Aynaya Son Kez Baktığım An

Aynaya baktığımda gördüğüm şey sadece bir yansıma değildi. Gözlerim, alıştığım bakıştan biraz daha uzun süre kendimde kaldı. Elbise üzerimde duruyordu ama asıl değişen, duruşumdu. Omuzlarım, nefes alışım, bakışlarım… Hepsi farkında olmadan başka bir ritme girmişti.

O an bir şeyin geri dönülmez biçimde hareket ettiğini hissettim. Henüz kimse görmemişti, kimse bir şey söylememişti ama gece çoktan başlamıştı. Aynaya son kez bakmamın sebebi kendimi kontrol etmek değildi. Daha çok, bu hâli hatırlamak istememdi.

Kapıdan çıkmadan önce kısa bir tereddüt geçti içimden. Elbiseyi değiştirebilirdim. Daha sade bir şey seçebilirdim. Ama aynadaki gözlerim buna izin vermedi. Çünkü bazen insan, başına gelecekleri bilse bile o bakışı yanında götürmek ister.

Akşam Giydiğim Elbise Her Şeyi Değiştirdi - Soft Sex hikaye

Dışarı Çıkmamam Gerektiğini Bildiğim Hâlde

Kapıyı kapattığım an, içimde çok hafif ama rahatsız edici bir his belirdi. Sanki bir şeyi geride bırakmıyor, tam tersine yanımda götürüyordum. Elbise üzerimdeydi ama asıl ağırlık, onun bende uyandırdığı farkındalıktı. Her adımda bunun sıradan bir çıkış olmadığını biraz daha anlıyordum.

Sokakta yürürken bakışlar vardı. Kısa, geçici, çoğu fark edilmeden kayıp giden bakışlar… Ama ben hepsini hissediyordum. Elbise yürüyüşümü değiştirmemişti ama ben farkında olmadan daha yavaş yürüyordum. Sanki acelem yoktu. Sanki bir yere varmak değil, yolda kalmak istiyordum.

Bir an için geri dönmeyi düşündüm. Kapıyı yeniden açıp elbiseyi çıkarabilir, her şeyi eski hâline döndürebilirdim. Ama o düşünce zihnimde fazla durmadı. Çünkü bazı akşamlar, insanın içindeki ses “gitme” demez. Sadece “bak” der.

Akşam Giydiğim Elbise Her Şeyi Değiştirdi - Soft Sex hikaye

Bakışların Normal Olmadığını Fark Ettim

İçeri girdiğimde önce hiçbir şey olmadı. Herkes yerindeydi, ortam tanıdıktı, sesler alışıldık. Ta ki bir bakış, olması gerekenden bir saniye uzun sürdürene kadar. O bakışta şaşkınlık yoktu. Merak da değildi. Daha çok, fark edilmiş olmanın sessiz kabulü vardı.

Gözlerimi kaçırmadım. Normalde kaçırırdım. Ama o an, bunu yapmam gerektiğini hissetmedim. Bakışlarımız kısa bir süre havada asılı kaldı. Kimse bir şey söylemedi. Söylenmemesi gereken şeyler vardı çünkü. O sessizlik, konuşmadan çok daha netti.

O andan sonra ortam aynı kalmadı. Elbise hâlâ üzerimdeydi ama artık sadece bir kumaş değildi. İnsanların bakışıyla anlam kazanmıştı. Bir şey değişmişti ve bunun geri dönüşü yoktu. En garip olanıysa şuydu:Bu ilgiden rahatsız olmamıştım.

Odaya Girdiğimde Hava Değişti

Odaya adımımı attığım an bunu hissettim. Kimse yerinden kalkmadı, sesler kesilmedi, müzik hâlâ aynıydı. Ama hava… sanki bir anda daha yoğunlaşmıştı. Elbise üzerimdeyken odaya girmekle, elbise olmadan girmek arasında görünmeyen ama hissedilen bir fark vardı.

Kapının kapanma sesi, sandığımdan daha yüksek çıktı. Birkaç bakış daha üzerimde gezindi. Kısa, kaçamak ama dikkatli. Kimse açıkça bakmıyordu, ama kimse görmezden de gelmiyordu. O an fark ettim: görünür olmak bazen çıplak kalmak gibidir. Saklanacak bir yer yoktur.

Bir sandalye çekildi, biri yer açtı. Otururken kumaşın bacaklarımda bıraktığı hissi düşündüm. Normalde fark etmeyeceğim bir detaydı bu. Ama o akşam, her küçük şey büyüyordu. Oda küçülmüyor, ben büyüyordum. Ya da bana öyle geliyordu.

Kimsenin Bir Şey Söylememesi Daha Kötüydü

Bekliyordum. Bir yorum, bir cümle, hatta basit bir “güzel olmuş” bile bekliyordum. Ama gelmedi. Sessizlik uzadıkça, söylenmeyen kelimeler daha ağır hâle geldi. İnsan bazen iltifandan çok, suskunluğun ne anlama geldiğini düşünür.

Konuşmalar devam ediyordu ama bana değmeden geçiyordu. Bu kasıtlı mıydı, yoksa ben mi öyle hissediyordum, emin değildim. Ama o suskunluk, üzerimde gezinen bakışlardan daha rahatsız ediciydi. Çünkü sessizlik, hayal gücüne alan bırakır.

Bir an için elbiseyi yanlış seçtiğimi düşündüm. Fazla mıydı? Gereksiz miydi? Ama sonra fark ettim: sorun elbise değildi. Sorun, herkesin aynı şeyi düşünüp kimsenin bunu dillendirmemesiydi. Ve ben, bunun farkındaydım.

Elbise Hakkında Söylenen İlk Cümle

Cümle beklediğim gibi gelmedi. Ne yüksek sesle söylendi ne de herkesin duyacağı şekilde. Bana doğru eğilerek, neredeyse fısıltıyla söylendi. Tonu sakin, kelimeleri seçilmişti. Ama tam da bu yüzden etkisi ağır oldu.

“Bu elbise…” dedi ve durdu.Devamını getirmedi.

O kısa duraklama, söylenen her şeyden daha fazlasını anlattı. Gözlerimi ondan ayırmadım. Cümlenin tamamlanmasını istemedim. Çünkü tamamlanırsa büyüsü bozulacaktı. Bazı cümleler yarım kaldığında, insanın içinde daha çok yer eder.

Nefes alışının değiştiğini fark ettim. Benimki de değişmişti. O an anladım: bu artık sadece benim üzerimdeki bir elbise değildi. Bu, aramızda sessizce kurulan bir şeydi. Ve ikimiz de bunu inkâr etmiyorduk.

Yakınlaşan Mesafe, Geri Çekilemeyen Adımlar

Mesafenin kapandığını fark ettiğimde çok geçti. Ne biri bilinçli bir adım atmıştı ne de ortam değişmişti. Sadece aramızdaki boşluk, fark edilmeden daralmıştı. Önce omuzlar, sonra dizler… Ve sonunda nefesler.

Geri çekilmek mümkündü. Hâlâ mümkündü. Ama o an geri çekilmek, konuşmaktan daha zor geldi. Gözlerimiz kısa bir anlığına buluştu. Bu bir meydan okuma değildi. Daha çok, aynı şeyi düşündüğümüzün sessiz kabulüydü.

Elbisenin üzerimde yarattığı etkiyi artık sadece ben hissetmiyordum. O mesafe, dokunulmadan kurulmuştu ama en az dokunmak kadar gerçekti. Ve ben ilk kez, kaçmak yerine orada kalmayı seçtim.

Sessizliğin Altında Saklanan Gerilim

Konuşmalar durmuş değildi ama benim için hepsi silinmişti. O anda sessizlik, söylenmeyenlerin ağırlığıyla doluydu. Kimse fark etmiyordu belki ama aramızda görünmez bir hat çekilmişti. O hattın iki tarafında duruyorduk ve kim ilk adımı atarsa, geri dönülemeyeceğini ikimiz de biliyorduk.

Sessizlik bazen boşluk değildir; bazen de fazlalıktır. O an, kelimeler gereksizdi. Nefes alışlarımız konuşuyordu. Yan yana duruyorduk ama sanki herkes odadan çıkmış gibiydi. Kalabalığın içinde yalnız kalmak tam olarak buydu.

Elbisenin tenime değdiği her anı hissediyordum. Kumaşın ağırlığı, duruşum, bakışlarım… Hepsi daha belirgindi. Sessizlik uzadıkça, içimde bir şey daha netleşti: bu gerilim beni rahatsız etmiyordu. Aksine, beni orada tutuyordu.

O An Orada Kalmayı Seçtiğim An

Bir an vardı. Çok kısaydı. Neredeyse fark edilmeyecek kadar kısa. Ayağa kalkabilirdim. Bir bahane bulup uzaklaşabilirdim. Kimse sorgulamazdı. Her şey olduğu yerde kalırdı.

Ama kalmadım.

O anı seçerken cesur hissetmedim. Daha çok, dürüst hissettim. Kendime karşı. O geceye karşı. Elbisenin üzerimde yarattığı hâli inkâr etmek istemedim. Gözlerimi kaçırmadım. Yerimden kıpırdamadım.

Orada kaldım çünkü bazen insan, bir şeyin nereye varacağını bilse bile gitmez. Gitmediğinde ne olacağını merak eder. Ve o merak, korkudan daha ağır basar.

Elbisenin Üzerimde Yaratığı Etkiyi Hissettim

Elbise hâlâ üzerimdeydi ama artık onu giydiğimi unutmuştum. Daha doğrusu, elbise beni taşımıyordu; ben onu taşıyordum. O ana kadar hep başkalarının bakışlarını fark etmiştim ama ilk kez, kendime nasıl baktığımı hissettim.

Duruşum değişmişti. Omuzlarım biraz daha dik, nefesim biraz daha kontrollüydü. Bu bir gösteri değildi. Kimseye kanıtlamaya çalışmıyordum. Sadece o an, kendimle barışık olduğum nadir anlardan birini yaşıyordum.

Elbise bir sebep olmuştu belki ama sonuç değildi. Asıl etki, onun bende açtığı farkındalıktı. O akşam, üzerimdeki kumaş değil; kendime izin vermiş olmamdı. Ve bu his, beklediğimden çok daha güçlüydü.

Gözlerimi Kaçırmadığım İlk Saniye

Bakışlar yine buluştu. Ama bu kez farklıydı. Öncekiler gibi kısa, kaçamak ya da temkinli değildi. Gözlerimi kaçırmadım. Bu bir meydan okuma da değildi. Daha çok, saklanmamaya karar vermek gibiydi.

O saniye uzadı. Zamanın yavaşladığını hissettim. İçimdeki ses susmuştu. Ne yapmam gerektiğini söylemiyordu artık. Sadece olanı izliyordum. Ve ilk kez, bu kadar net bir şekilde oradaydım.

Gözlerimi kaçırmadığım o saniye, her şeyin özeti gibiydi. Dokunma yoktu. Söz yoktu. Ama çok şey olmuştu. Çünkü bazen bir bakışı sürdürmek, geri dönülmez bir karar almak gibidir.

Dokunulmayan Ama Hissedilen Şeyler

Aramızda hâlâ mesafe vardı. Kimse elini uzatmadı. Kimse sınırı aşmadı. Ama o mesafe, boşluk değildi. İçinden geçen şeyleri hissediyordum. Sanki dokunulmamış ama çoktan temas etmiş gibiydik.

Nefeslerimiz bazen aynı ritme giriyordu. Bunu bilerek yapmadık. Fark etmeden oldu. O an, dokunmanın her şeyi bozabileceğini düşündüm. Çünkü bazı hisler, gerçekleştiğinde değil; gerçekleşmeden önce en güçlü hâlini alır.

Elbisenin kumaşı tenimdeydi ama asıl ağırlık, havadaydı. Söylenmeyen kelimeler, yapılmayan hareketler, geri çekilmeyen bakışlar… Hepsi dokunulmamıştı ama iz bırakmıştı. O iz, geceyle sınırlı değildi. Bunu biliyordum. Soft Sex hikaye

Gece Bittiğinde Aynı Kişi Değildim - Soft Sex hikaye

Gece bittiğinde herkes dağıldı. Kapılar kapandı, ışıklar söndü, sesler sustu. Ben yürürken elbise hâlâ üzerimdeydi ama artık başka bir anlamı vardı. O akşamın başındaki kişi değildim. Daha farklı yürüyordum. Daha az tereddütlü.

Eve döndüğümde elbiseyi çıkardım. Sessizce, acele etmeden. Onu bir sandalyenin üzerine bıraktım. Aynaya baktım ama bu kez uzun uzun değil. Gerek yoktu. Çünkü o bakışı zaten tanıyordum.

O akşam giydiğim elbise her şeyi değiştirmedi belki. Hayatımı altüst etmedi. Ama bana şunu öğretti:Bazen değişen şey dışımızda değil, içimizde izin verdiğimiz bir andır.Ve bazı geceler, yaşanmadığı hâlde insanı bambaşka bir yere taşır.

Yorumlar


GeceStory.com

Hakkımızda
Gecestory.com edebi eserler yayınlayan kanunlara uygun bir hikaye sitesidir. Gecesepetim.com bünyesinde hizmet vermektedir. Hikaye Dili Türkçedir. Blog yapısıyla ziyaretçilerin kolayca iyi vakit geçirmesini amaçlamaktadır. Kesinlikle müstehcen, pornografik ve suç teşkil eden yazılara yer verilmemektedir. GeceStory.com iletişime açıktır ve iletişim bilgileri aşağıdaki gibidir.

İletişim
Mail: bilgi@gecesepetim.com

 

Yasal Uyarı ve Bilgilendirme

Bu sayfada yer alan içerikler kurgusal olarak hazırlanmış veya anonim kullanıcı paylaşımlarından oluşmaktadır ve yalnızca 18 yaş ve üzeri yetişkin kullanıcılar için uygundur. Sitemize girişte +18 yaş doğrulaması uygulanmaktadır.

Hikayeler edebi/kurgu niteliği taşır ve Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesi kapsamında “bilimsel, sanatsal veya edebi değeri olan eser” istisnasına uygun şekilde hazırlanmıştır.

Sitemiz 5651 Sayılı Kanun ve ilgili mevzuata uygundur. Çocuk istismarı, rıza dışı eylem, zoofili, nekrofili, şiddet ve yasa dışı içerikler kesinlikle yasaktır. Bu tür paylaşımlar tespit edilirse derhal kaldırılır.

İçerikler hiçbir şekilde fuhuşa teşvik veya yasa dışı eylemleri özendirme amacı taşımaz. Toplum ahlakına aykırı, pornografik ve müstehcen nitelikteki içeriklere izin verilmez.

Herhangi bir içerikle ilgili şikâyet, ihbar veya yasal talepler için bize  destek@gecesepetim.com veya www.gecesepetim.com adresindeki iletişim kanallarımızdan ulaşabilirsiniz. 

bottom of page