top of page

Adını Sormadım, Gerek de Duymadım - erotik hikaye

lezbiyen hikaye

Bakışlarının Tenime Değdiği An

Odaya girdiğimde bakıyordu. Doğrudan değil, saklamaya da çalışmadan. Sanki orada olduğumu değil, orada olmam gerektiğini biliyormuş gibi. Üzerimdeki kıyafetleri değil, altlarında kalan şeyi görüyormuş hissi verdi. O bakışta acele yoktu. Sabırsızlık hiç yoktu. Zamanın bana ait olmadığı, ama kaçmam gereken bir an da olmadığı belliydi.

Konuşmadık. Konuşursak bozulacakmış gibi. Dudaklarımı aralamadım, o da bana yaklaşmadı. Ama mesafe, olması gerekenden daha kısaydı. Nefes alış verişlerimizin birbirine karıştığını fark ettiğimde, artık geri dönüş olmadığını anladım. Tenime dokunmadı. Ama bazı bakışlar, dokunmaktan daha kalıcı izler bırakıyor.

O an adını sormayı düşünmedim. Çünkü isimler, bu kadar çıplak hissettiren şeyleri ağırlaştırır. Ve ben, hafif kalmak istiyordum.

lezbiyen sex hikayesi

Aramızdaki Mesafenin Anlamsızlaşması

Ne zaman bu kadar yaklaştığımızı hatırlamıyorum. Bir an önce karşısındaydım, sonra aramızdaki boşluk yok olmuştu. Dokunmak için atılan aceleci bir adım değildi bu. Daha çok, iki kişinin de geri çekilmeyi bırakması gibiydi. Mesafe küçüldükçe, düşüncelerim de sessizleşti.

Gözleri yüzümde değil, boynumun hemen altındaydı. Bakmadığı hâlde gördüğünü hissettiriyordu. Ben de aynı şeyi yaptım. Dokunmadım. Ama durmadım da. Bedenlerimiz konuşuyordu ve bu dilin kelimelere ihtiyacı yoktu.

Nefesini duydum. Bilerek mi yakındı, yoksa farkında olmadan mı bilmiyorum. Ama o an, herhangi bir hareketin her şeyi değiştireceğini ikimiz de biliyorduk. Ve hiçbirimiz acele etmedik.

Adını sormadım. Çünkü o mesafe kapandığında, isimler gereksiz ayrıntılara dönüşüyor.

lezbiyen sex hikayesi

Konuşmadan Anlaştığımız O Sessizlik

Sessizlik garip bir hâl aldı. Rahatsız edici değildi, doldurulması gereken bir boşluk da değildi. Aksine, konuşursak eksilecekmiş gibi hissettirdi. Söylenecek her kelime, olan biteni hafifletecek gibiydi. O yüzden sustuk.

Gözlerimiz tekrar buluştuğunda, bir anlaşma yapılmıştı sanki. Ne olacağı değil, ne kadar ileri gitmeyeceğimiz belliydi. Bu sınır, daha da yaklaştırdı bizi. Çünkü bazı şeyler yasak olduğunda değil, yarım bırakılmaya karar verildiğinde daha güçlü oluyor.

Elini gördüm. Yanımdaydı. Yakın. Ama bana ait değildi. O mesafe, en tehlikelisiydi. Dokunmadığında insan daha çok hissediyor. Tenim, temas beklemeyi bıraktığında daha hassaslaştı.

O an fark ettim; bu sessizlik geçici değildi. Hatırlanacaktı. Ve ben, adını sormayacaktım. Çünkü bu anı bir isme bağlamak, onu sıradanlaştırırdı.

Yakınlığın Bu Kadar Yavaş Olması

Yavaşlık tuhaf bir cesaret veriyor insana. Acele etmediğinde, geri dönme ihtimali de kalmıyor. Her saniye uzadıkça, farkına varmadan kararlar alıyorsun. Ve o kararların hiçbiri yüksek sesle söylenmiyor.

Aramızdaki yakınlık artık ölçülebilir değildi. Bir adım, yarım adım, hatta nefes kadar bile değildi. Sanki aynı havayı paylaşıyorduk. Omzumda hissettiğim sıcaklık, dokunuş sayılmayacak kadar belirsizdi ama yok sayılacak kadar da uzakta değildi.

Zaman uzadıkça bedenim alıştı bu hâle. Gerginlik yerini tuhaf bir teslimiyete bıraktı. Ne olacağını düşünmeyi bıraktığım an, her şey daha netleşti. Bazı anlar vardır; kontrol sende değildir ama bu seni korkutmaz. Tam tersine, rahatlatır.

Adını sormadım. Çünkü o yakınlık bu kadar yavaşken, isimler fazlalık olurdu. Ve ben, fazlalık istemiyordum.

Nefesini Hissettiğim Kadar Yakınken

Nefesini hissettiğimde fark ettim. Sesinden değil, hareketinden de değil. Sadece havanın yer değiştirmesinden. Çok yakındı. Geri çekilse fark ederdim. Bir adım daha yaklaşsa da. Ama hiçbirini yapmadı. O hâl, en tehlikelisiydi.

Göğsümün nasıl yükselip indiğini kontrol etmeye çalıştım. Başaramadım. Nefesim ona karışıyordu. İstemeden. Bilerek değil. Ama durdurulabilir de değildi. Gözlerimi kaçırmadım. O da kaçırmadı. Sanki bakmayı bırakan ilk kişi kaybedecekmiş gibi.

O an dokunulmadı. Ama tenimin bazı yerleri, sanki çoktan temas etmiş gibi tepki verdi. Bu beni utandırmadı. Aksine, fark edilmek istedim. Sessizce. Söylemeden. Sadece orada kalarak.

Adını sormadım. Çünkü bu kadar yakındayken, isimler fazla yüksek ses çıkarır. Ve ben, bu anın sessizliğini bozmak istemedim.

lezbiyen erotik hikaye

Dokunmadık Ama Geri de Çekilmedik

Dokunmamak bir karardı. Bilinçli alınmış, ikimizin de sessizce kabul ettiği bir karar. Ama geri çekilmemek… işte o, daha tehlikeliydi. Çünkü geri çekilmemek, kalmayı seçmekti. Ve kalmak, her şeyi mümkün kılıyordu.

Aramızdaki boşluk artık sabitlenmişti. Ne açılıyor ne kapanıyordu. O mesafe, dokunmaktan daha yorucuydu. Tenim bir şey beklemeyi bırakmıştı ama bedenim hâlâ oradaydı. Gitmiyordu. Gitmek istemiyordu.

Elimin yanımda duruşunu fark ettim. Onun eli de oradaydı. Çok yakın. Bilerek çarpmamaya dikkat edecek kadar. Ama bir yanlışlık olsa durdurmayacak kadar da rahat. O ihtimal, her şeyden daha ağırdı.

Kendime “şimdi bitmeli” demedim. Demem gerekirdi belki. Ama bazı anlarda insan doğru cümleyi bulamaz. Ya da bulur da söylemez. Çünkü söylemek, gerçekten bitirmek demektir.

Adını sormadım. Çünkü hâlâ buradayken, bu anın geçici olduğunu kendime hatırlatmak istemedim.

Kendime Engel Olmadığım İlk An

Bazı anlar vardır, insan bir şey yapmaz ama yapmamayı da seçmez. İşte o anlardan biriydi. Kendimi durdurmadım. Ama ileri de atılmadım. Sadece orada kaldım. Ve bu, sandığımdan daha büyük bir karardı.

Aklımdan geçenleri susturmak zor olmadı. Zor olan, susturduğumu kabul etmekti. İçimde bir yer, bunun yanlış olduğunu fısıldıyordu. Daha sessiz bir yer ise, bunun önemli olmadığını söylüyordu. Hangisini dinlediğimi fark ettiğimde, zaten çok geç kalmıştım.

Bakışları değişti. Daha dikkatliydi. Daha ağır. Sanki artık beni değil, bende verdiğim kararı izliyordu. O bakışta acele yoktu ama kesinlik vardı. Ve ben, o kesinliğin içinde kendimi beklediğimden daha rahat hissettim.

Adını sormadım. Çünkü kendime bile sormadığım şeyler varken, ondan bir cevap beklemek anlamsızdı.

Gitmesi Gerektiğini Bildiğim Hâlde Yaklaştım

Gitmesi gerektiğini biliyordum. Saatten değil, bakışından. O bakış, kalmanın bedeli olduğunu söylüyordu. Ama bazen insan bedeli bilir ve yine de adım atar. Çünkü geri çekilmek, o bedeli ödemekten daha ağır gelir.

Bir adım attım. Küçük bir adım. Fark edilmemesi mümkün değildi. O da fark etti. Geri çekilmedi. Ne olduğunu soran bir ifade yoktu yüzünde; daha çok, olmasına izin veren bir sessizlik vardı. O an, mesafe artık bir sınav değildi. Bir karardı.

Yaklaştıkça, bedenimin verdiği tepkiler netleşti. Utanmadım. Saklamadım. Çünkü saklamak, inkâr etmek demekti. Ben inkâr etmek istemedim. Sadece o anın geçmesine izin verdim. Yavaşça. Sessizce.

Adını sormadım. Çünkü gitmesi gerektiğini bildiğim birine, kalıcı bir şey yakıştırmak istemedim.

Kapı Kapanmadan Önce - lezbiyen erotik hikaye

Kapı hâlâ açıktı. O küçük ayrıntı, her şeyi daha gerçek kılıyordu. Gitmek hâlâ mümkündü. Bir adım, bir cümle, hatta bir bakış yeterli olurdu. Ama hiçbirimiz o bakışı kullanmadık.

Elini kapıya uzattığını sandım. Uzatmadı. Ben de geri çekilmedim. O an, zamanın bizim için yavaşladığını hissettim. Acele yoktu. Telaş hiç yoktu. Sanki bu an, zaten yaşanmış ve sadece tekrar ediliyormuş gibiydi.

Kapının kapanıp kapanmaması önemli değildi artık. Asıl mesele, içimizde bir şeyin kapanıp kapanmadığıydı. Benimki kapanmadı. Açık kaldı. Bilerek. İsteyerek.

Adını sormadım. Çünkü bu anın bir adı olsaydı, o kapı çoktan kapanmış olurdu.lezbiyen erotik hikaye

Adını Sormadım… Bazı Şeyler Gerçekten İsimsiz Kalmalı

O geceden sonra adını merak etmedim. Hatırlamak istediğim şey bu değildi. İsimler zamanla silinir, yüzler karışır. Ama bazı hisler… onlar kalır. Çünkü bir kelimeye bağlanmamışlardır.

Adını sormadım. Çünkü bazı şeyler anlatılmaz. Bazı anlar paylaşılmaz. Ve bazı yakınlıklar, ancak isimsiz kaldığında gerçek olur.

Ve belki de bu yüzden, hâlâ aklımda.

Yorumlar


GeceStory.com

Hakkımızda
Gecestory.com edebi eserler yayınlayan kanunlara uygun bir hikaye sitesidir. Gecesepetim.com bünyesinde hizmet vermektedir. Hikaye Dili Türkçedir. Blog yapısıyla ziyaretçilerin kolayca iyi vakit geçirmesini amaçlamaktadır. Kesinlikle müstehcen, pornografik ve suç teşkil eden yazılara yer verilmemektedir. GeceStory.com iletişime açıktır ve iletişim bilgileri aşağıdaki gibidir.

İletişim
Mail: bilgi@gecesepetim.com

 

Yasal Uyarı ve Bilgilendirme

Bu sayfada yer alan içerikler kurgusal olarak hazırlanmış veya anonim kullanıcı paylaşımlarından oluşmaktadır ve yalnızca 18 yaş ve üzeri yetişkin kullanıcılar için uygundur. Sitemize girişte +18 yaş doğrulaması uygulanmaktadır.

Hikayeler edebi/kurgu niteliği taşır ve Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesi kapsamında “bilimsel, sanatsal veya edebi değeri olan eser” istisnasına uygun şekilde hazırlanmıştır.

Sitemiz 5651 Sayılı Kanun ve ilgili mevzuata uygundur. Çocuk istismarı, rıza dışı eylem, zoofili, nekrofili, şiddet ve yasa dışı içerikler kesinlikle yasaktır. Bu tür paylaşımlar tespit edilirse derhal kaldırılır.

İçerikler hiçbir şekilde fuhuşa teşvik veya yasa dışı eylemleri özendirme amacı taşımaz. Toplum ahlakına aykırı, pornografik ve müstehcen nitelikteki içeriklere izin verilmez.

Herhangi bir içerikle ilgili şikâyet, ihbar veya yasal talepler için bize  destek@gecesepetim.com veya www.gecesepetim.com adresindeki iletişim kanallarımızdan ulaşabilirsiniz. 

bottom of page